Sulu Boya(35x55cm)
Sakura ağacının dalları, her bahar geldiğinde gökyüzüne doğru hafif bir dua gibi uzanırdı. Rüzgâr, bu ağaçların etrafından geçerken sanki bilinmeyen bir dilde konuşur; pembe ve mor tonlara bürünmüş çiçekler dalgalar hâlinde titrerdi. Bu dal, işte o baharın en içten hikâyesini anlatan bir daldı.
Bir zamanlar, bu sakuranın altında yaşayan yaşlı bir ressam varmış. Onun için sakuralar yalnızca çiçek açan bir ağaç değil, yaşamın her anında saklı duran geçicilik ve güzelliğin sembolüymüş. Her sabah güneş, altın sarısı bir ışıkla dallara vurduğunda, ressam fırçasını alır ve ağacın değişen nefesini tuvaline taşımaya çalışırmış. Çünkü her yeni çiçek, bir öncekinin aynısı değilmiş; her renk sıçraması, hayatın küçük bir mucizesiymiş.
Ressam bir gün sakuranın altında otururken, dalın ucunda yalnızca tek bir çiçeğin kaldığı Devamını Göster