Pres Tuval üzeri yağlı pastel(35x35cm)
Kasabanın en eski yamacında, güneşin ilk ışıklarıyla uyanan iki çınar ağacı vardı. Birbirlerine o kadar yakındılar ki dalları rüzgâr estiğinde iç içe geçer, yaprakları aynı melodiyle hışırdardı. Herkes bu iki çınara "Kardeş Ağaçlar" derdi; çünkü ne fırtına onları ayırabilmişti ne de geçen yüz yıllar.
Bir efsaneye göre, bu iki çınar bir zamanlar ayrılmak istemeyen iki dostun ruhundan doğmuştu. Yıllar önce aynı topraklarda büyümüş, aynı dereden su içmiş, aynı gölgenin altında hayaller kurmuşlardı. Fakat zaman geldiğinde yolları ayrılmak zorunda kalmış. Giden, “Döneceğim” demiş; kalan ise her sabah ufka bakarak onu beklemiş.
Aradan yıllar geçince kasabanın yaşlıları, bir sabah bu iki çınarın yan yana filizlendiğini görmüş. Kimse onları dikmemişti, kimse onları taşımamıştı. Ama herkes anlamıştı:
Ayrılan iki dost, toprağın altındaki köklerde yeniden birleşmişti.
Devamını Göster